20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü
20 Ekim 2022

Kemik erimesi (Osteoporoz) nedir?

Osteoporoz bilinen adıyla kemik erimesi, kemiğin içeriğindeki mineral yoğunluğunun azalması sonucunda kemiklerin zayıflaması ve kırılgan hale gelmesi olarak tanımlanır. Porous bone “gözeli kemik” demektir.

Kemiklerimiz sert ama süngerimsi bir iç yapıya sahiptir. Kemik erimesinde, kemikten kalsiyum kaybedilmesine bağlı olarak süngerimsi yapıdaki gözeler yani delikler büyür ve dolayısıyla da kemiğin kütlesi, gücü ve sağlamlığı azalır.

Kemik mikro yapısındaki bu bozulma, kemiğin kırılma olasılığını artırır. Kemik erimesi terimi aslında kemiğin eriyip gitmesini değil, kemik yapısının yoğunluğunun azalmasını ve buna bağlı olarak kemiğin kırılganlığının artmasını ifade etmektedir.

Kemik erimesi (Osteoporoz) belirtileri nelerdir?

Sinsi bir hastalık olan kemik erimesi, erken dönemde hiçbir bulgu vermeyebilir. Ancak ilerlediğinde ve kırıklar oluşmaya başladığında ağrılara sebep olur.

Genellikle kemik erimesinin ilk belirtisi sırt ağrısıdır. Sırt ağrısının nedeni, sırt omurlarında oluşan küçük kırıklardır. Omurlardaki bu küçük kırıklar darbe veya düşme olmadan da gelişebilir. Kırıkların sayısının artışıyla da omurlarda çökme meydana gelir. Bu çökmelere bağlı olarak hastanın,

  • Omurgası öne doğru eğilir,
  • Sırtında kamburluk oluşur,
  • Boyu kısalır.

Osteoporozda omur kemiklerinin yanı sıra kalça kemikleri, el bilekleri ve kaburga kemiklerinde de kırık görülme olasılığı artar.

Kemik erimesinin (Osteoporoz) nedenleri nelerdir?

  • İlerleyen yaş
  • Menopoz
  • Kalıtım
  • Kronik hastalıklar
  • Kalsiyum açısından fakir beslenme
  • D vitamini eksikliği
  • Yeterli fiziksel aktivite yapılmaması
  • Sigara kullanılması
  • Kafeinli içeceklerin fazla tüketilmesi
  • Bazı ilaçların uzun süreli kullanılması kemik erimesine neden olabilir.

İlerleyen yaş: Yaşın ilerlemesi hem kadınlarda hem de erkeklerde kemik erimesi nedenidir.

Menopoz: Kadınlarda menopoz sonrası östrojen hormonu düzeyinin azalması, kemik erimesinin önemli bir nedenidir. Östrojen hormonu, kemikler üzerinde koruyucu bir etkiye sahiptir. Erken menopoza girilmesi veya ameliyatla yumurtalıkların alınması da aynı şekilde kemik erimesi ihtimalini artırır.

Kalıtım: Ailesinde kemik erimesi öyküsü olanlarda osteoporoza daha sık rastlanır. Ayrıca ailesinde omurga veya kalça kırığı rahatsızlığı olan bireylerde osteoporoza görülme riski fazladır.

Düşük kalsiyum içeren yiyeceklerle beslenme: Süt, yoğurt, peynir gibi süt ve süt ürünleri kalsiyum açısından zengin besinlerdir. Özellikle kemik gelişiminin devam ettiği çocukluk ve ergenlik döneminde yeterli kalsiyum almak, ilerleyen yaşlardaki kemik kalitesini belirleyen önemli bir faktördür. Bu nedenle çocukluk döneminde ve ilerleyen tüm yaşlarda diyette yeterli kalsiyumun alınması gerekir.

D vitamini eksikliği: Beslenmeyle alınan kalsiyumun kemikler tarafından kullanılabilmesi için vücutta yeterli D vitamini olması gerekir. D vitamini, güneş ışınlarıyla cildimizde üretilir. Güneş ışınlarının yeterli miktarda alınamaması ve D vitamini eksikliği kemik erimesi nedenidir.

Fiziksel aktivite azlığı: Düzenli egzersiz yapmak, kemik kütlesini ve kalitesini artırır.

Sağlığı bozan alışkanlıklar: Sigara kullanılması, kola gibi kafeinli içeceklerin ve alkolün fazla tüketilmesi kemik kalitesini etkiler.

Bazı ilaçların uzun süreli veya yüksek dozlarda kullanılması: Örneğin; uzun süreli kortizon kullanımı, bazı epilepsi ilaçları ve bazı kanser ilaçları da osteoporoza sebep olabilir.

Kronik hastalıklar: Diyabet, tiroid veya paratiroid bezi hastalıkları, bazı hormonal veya romatizmal rahatsızlıklar, felç gibi hareketsizliğe sebep olan hastalıklar, mide ve bağırsak operasyonu geçirmiş olmak da osteoporoz için risk faktörüdür.

Kemik erimesi kaç yaşında başlar?

Kemik erimesinin en sık görülen şekli olan “primer osteoporoz” genellikle 45 yaşından sonra başlar ve yaşla birlikte hem kadınlarda hem de erkeklerde görülme sıklığı artar. 50 yaşından sonra her üç kadından birinde osteoporoz saptanmaktadır. Nadiren genç yaşlarda da osteoporoz görülebilir.

Erken yaşlarda görülen kemik erimesinin nedenleri:

  • Kronik hastalıklar
  • Bazı ilaçlar
  • Hareketsiz yaşam
  • Çocukluk çağında yetersiz beslenme gibi nedenlerle kemik kütlesinin azaldığı durumlarda osteoporoza daha genç yaşlarda rastlanılabilir.

Kemik erimesi (Osteoporoz) genellikle kimlerde görülür?

Kemik erimesi, daha az kemik kütlesine sahip olmaları nedeniyle kadınlarda erkeklere nazaran fazla görülür. Ayrıca östrojen hormonu, menopoza kadar kemik ermesine karşı koruyucudur. Bu nedenle menopoz sonrası, kadınlarda kemik erimesi sık ortaya çıkar.

Kemik erimesi; kısa boylu ve ince yapılı kişilerde iri yapılı, kilolu kişilere göre daha sık oluşur. Ayrıca beyaz tenli ve açık renk gözlü bireylerde görülme sıklığı daha fazladır.

Kemik erimesi;

  • Hareketsiz yaşam süren
  • Sağlıklı ve dengeli beslenmeyen
  • Yeterli kalsiyum almayan ve güneş görmeyen
  • Sigara ve alkol kullanan
  • Aşırı kafein tüketen bireylerde daha sık görülür.

Kemik erimesinin (Osteoporozun) tanı ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Kemik erimesi yavaş ilerler ve pek bulgu vermez. Ayrıca erken dönemlerde direkt radyografilerde de saptanamaz.

Kemik erimesinin kesin tanısı için kemik yoğunluğunun ölçülebildiği “DEXA” adlı bir görüntüleme yöntemi kullanılır. Halk arasında “kemik ölçümü” olarak bilinen DEXA, ağrı verici ya da rahatsızlık uyandıran bir yöntem değildir. Hasta ciddi bir radyasyona maruz kalmaz. Bel omurları, kalça ve el bileğinden ölçüm yapılır. Hastanın tedavisi planlanırken bu ölçüm düzeyi dikkate alınır. Ölçüm düzeyi, verilen tedavinin etkinliğini değerlendirmek için de önemlidir ve birkaç yıl aralıklarla tekrarlanarak hasta takip edilir.

Kemik erimesi tanısı alan kişide, kemik erimesine neden olabilecek başka bir hastalığın olması durumunda öncelikle o hastalık tedavi edilmelidir. Eğer kemik erimesi uzun süreli ilaç kullanımına bağlı gelişmişse ilaç değiştirilmeli veya dozu azaltılmalıdır. Hastada kemik erimesine sebep olabilecek ikincil bir neden tespit edilmezse hastalık “primer osteoporoz” olarak kabul edilir ve tedavi buna göre düzenlenir.

Kemik erimesi tedavisinde amaç,

  • Kemik kütlesini korumak
  • Ağrıyı gidermek
  • Kırık oluşumunu engellemektir.

Bu amaçla kemik yıkımını azaltan ve yapımını artıran çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. Ayrıca kalsiyum ve D vitamini destekleri de verilmektedir. Tüm ilaç tedavileri mutlaka doktor gözetiminde ve takibinde kullanılmalıdır. İlaç tedavilerinin yanı sıra kalsiyumdan zengin sağlıklı bir beslenme planı ve kişiye uygun egzersiz programı da tedavinin bir parçasıdır.

Kemik erimesi tanısı alan hastaların düşme riskinde artış olması durumunda baston ve yürüteç gibi yardımcı yürüme cihazları kullanılması önerilir. Bu kişilerin karlı buzlu yağışlı havalarda dışarı çıkmaması uygun olur.

Hastanın,

  • Baş dönmesi
  • Denge sorunları
  • İşitme kaybı veya göz bozuklukları varsa mutlaka tedavi edilmelidir.

Sersemlik ve uyku yapan ilaçlar dikkatli kullanılmalıdır. Ayrıca düşme riskini azaltmak için ev içinde de çeşitli düzenlemeler yapılmalıdır. Takılıp düşmeye veya kaymaya neden olabilecek halı, kilim gibi eşyalar kaldırılmalı ya da yere sabitlenmelidir. Çarpıp takılmaya neden olabilecek oyuncak, kablo gibi eşyalar bulundurulmamalıdır. Islak zeminlerde kaydırmaz kullanılmalı, mümkünse zemin kaygan olmayan bir malzeme ile döşenmelidir. Yerlerin ıslak kalmamasına, hemen kurutulmasına özen gösterilmeli ve evin aydınlatması iyi olmalıdır.

Kemik erimesini (Osteoporozu) önlemek için neler yapılmalı?

Çocukluk çağlarından başlayarak kalsiyum açısından zengin ve sağlıklı bir beslenme alışkanlığı, kemiklerin kalitesini artırarak ilerleyen yaşların sağlıklı kemiklerle karşılanmasını sağlar. Ayrıca sigara ve aşırı alkol alımından kaçınılmalı, kafein içeren kahve ve kolalı içecekler azaltılmalıdır. İdeal vücut ağırlığını koruyacak şekilde sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir.

Kişiye özel hazırlanmış düzenli bir egzersiz programı çok önemlidir. Duruş ve güçlendirme egzersizlerinin yanı sıra yürüyüş de çok iyi bir fiziksel aktivitedir. Uygun egzersiz programıyla kemik erimesine bağlı görülen duruş bozukluğu ve kamburluk oluşumu engellenir. Kaslar güçleneceği için gövde dengesi korunur ve böylece düşme riski azaltılır. Aynı zamanda eklemlerin esnekliği ve sağlamlığı da korunur, kalp ve solunum sisteminin dayanıklılığı artar. Ayrıca egzersiz stresi azaltır, ruhsal dengeyi geliştirir. Yürüyüş dahil tüm egzersizlerin şekli, süresi ve sıklığı mutlaka doktor tarafından belirlenmelidir. Kişiye uygun olmayan aşırı egzersiz, kas iskelet sistemini de kalp ve dolaşım sistemini de yorabilir ve kişiye zarar verebilir.

D vitamini, kemik sağlığı açısından çok önemli bir vitamindir. Bu sebeple gün içinde güneşli havadan yararlanmaya daha çok özen gösterilmelidir. Yeterli güneş alımı yoksa kan tahlilinde D vitamini düzeyine bakılır ve eksiklik düzeyine göre D vitamini takviyeleri kullanılabilir. D vitaminini fazla kullanmak da sakıncalıdır. Tüm ilaç, destek ve takviyeler mutlaka doktor önerisiyle kullanılmalıdır.

  • 50 yaşın üzerindeki kişiler,
  • Osteoporoz açısından risk taşıyan tüm bireyler,
  • Menopoz sonrası tüm kadınlar osteoporoz gelişimi açısından takip edilmelidir. Hastalık ilerlemeden, ağrı ve kırıklara sebep olmadan tedavi edilmelidir.

Kemik erimesi, dünya nüfusunun yaşlanmasıyla giderek artan önemli bir sağlık problemidir. Osteoporoz ve osteoporoza bağlı kemik kırıkları hem kişilerin yaşam kalitesini etkiler hem de ülke ekonomisine yük olur. Bu nedenle çocukluk döneminden itibaren kemik sağlığı desteklenmeli, ilerleyen yaşlarda tüm bireyler osteoporoz gelişimi açısından takip edilmeli ve osteoporoz saptandığında ise uygun tedavi ve düzenli kontroller ihmal edilmemelidir.
Osteoporoz